Ayancık Masaj Salonu Mutlu Son-Emel

Ayancık Masaj Salonu

Ayancık Masaj Salonu Bana ilişkin olacaksa da, yalnızca bir yük benzer biçimde, estetikten yoksun bir tarzda üstüme yüklenmemeli. Ne fizyolojik açıdan bana dayanmalı, ne de manevi bir zorunluluk olmalı. İkimizin içinde yalnızca gerçek bir özgürlük oyunu egemen olmalı. Öyle hafif olmalı ki kolumda taşıyabilmeliyim. Cordelia beni çok fazla meşgul ediyor. Onun bulunmuş olduğu durumlarda değil de onunla tam anlamıyla yalnızken serinkanlılığımı yitiriyorum gene. Konuşmak için değil de hayalinin benimle birlikte dolaşması için onu özleyebiliyorum. Gittiğini görürsem gizlice yanaşırım arkasından, görünmeden görmek için.

Geçen akşam hep birlikte Baxter’lerin evinden çıktık. Edvard ona eşlik etti. Büyük bir aceleyle ayrıldım onlardan, hızla uşağınım beni beklediği başka bir caddeye gittim. Çabucak giysilerimi değiştirdim ve onu kuşkulandırmadan bir kez daha karşılaştım onunla. Edvard her zamanki benzer biçimde sessizdi. Açık ki âşığım, ama alışılmış şekilde değil ve bu nedenle çok dikkatli olmak gerekir; tehlikeli neticelar daima sıradadır; üstelik hepsinden önemlisi yalnızca bir kez âşık olunur. Fakat aşk tanrısı kördür ve zeki biri onu aldatabilir. Hile, izlenimlere elden geldiğince açık olmak, sizin bıraktığınız ve her kızın sizde bıraktığı izlenimi bilmektir.

Ayancık Masaj Salonu

Ayancık Masaj Salonu Bu şekilde, aynı anda bir sürü kıza âşık olabilirsiniz, çünkü her ayrı kıza farklı şekilde âşıksınızdır. Yalnızca birisini sevmek çok azdır; hepsini birden sevmek yüzeysel olmaktır; kendini tanımak ve olabildiğince çok kişiyi sevmek; ruhunun tüm aşk güçlerini kendi içinde saklaması ve bilinç bunların hepsini kucaklarken her birinin kendi ayrı besinini alması.- İşte zevk budur, yaşamak budur. 3 Temmuz Edvard hakikaten benden yakınamaz.

Benim istediğim elbette Cordelia’nın Edvard’dan ağzının yanması, böylece alelade aşka karşı bir tiksinti gelmesi ve bu şekilde kendi sınırlarının ötesine geçmesidir; ama sırf bu yüzden Edvard’m da bir karikatür karakter olmaması gerekir, yoksa bir işe yaramaz. Edvard tam onun dengi, sadece kızın gaslınde hiçbir önem taşımayan, alışıldık anlamıyla değil (bu tür şeyler onyedi yaşındaki bir kızın aklına gelmez) bununla birlikte, işe yarayacak biçimde, sergilemesine çalıştığım bir sürü çekici özellikleri olduğundan de tam denk biri.