Ayancık Masaj Salonu-Masöz Esra

Ayancık Masaj Salonu-Masöz Esra

Ayancık Masaj Salonu-Masöz Esra Bü yü k gö ğü slü aktrist, Johnny Carson’un yaptığı “rö portaj” boyunca çok rahatsızdı, çü nkü çok bilmiş ifadeler kullanıyor, ama izleyiciler bundan hoşlanıyordu, John’da ö yle. Normalde gecenin bu saatinde Johnny Carson şovu seyretmezdi ama Johnny, bu kızın göğüsleri hakkında gülünç espriler yapmaya devam ettiği sürece televizyonu kapatmaya hiç niyeti yoktu.

Johnny Carson, bir halde John’a olağanüstü geliyordu, hiç ilgisi olmadığı şekilde konuyu bir inekle bağdaştırabiliyordu. Aslabir şekilde kızın bir inek olduğunu ima etmiyordu fakat inek kelimesini söyleyince, hepimiz kızın göğüslerine bakıp yüksek sesle gülmeye başladı.

John gülmesiyle Patricia’yı uyandırmamak için dikkatli davrandı.

Onlar, o ve Constance, cadde boyunca yü rü rlerken Bob bir kaldırım taşma takıldı. Dengesi bozuldu ama Constance dirseğini yakalayıp düşmesine izin vermedi.

“hemen hemen düşüyordum,” dedi Bob.

Constance, onun başka bir şey daha sö yleyeceğini dü şü nmü ştü  ama sö ylemedi, sonra sessizce yürüyerek apartmanlarına geri döndüler.

 

Yunan antolojisi telefon çağrısı

 

 

Ayancık Masaj Salonu-Masöz Esra

 

Tam Logan kardeşlerden biri telefonun ahizesine dokunacakken telefon çaldı ve sanki telefon hep çalıyormuş benzer biçimde tereddütsüz bir hareketle telefonu açtı.

“Evet,” dedi.

“…”

“Ben onlardan birisiyim,” dedi.

“…”

“Çok benziyor,” dedi.

“…”

“Teşekkürler,” dedi.

“…”

“Chestnut’ta,” dedi.

“…”

“Evet,” dedi.

“…”

“Bunu değerlendireceğim,” dedi.

“…”

“Evet,” dedi.

“…”

“Teşekkürler,” dedi.

“…”

“Her süre,” dedi.

Logan kardeş telefonu kapattı.

 

Kayıp

 

 

 

 

Bob beceriksizce apartmanın giriş kapısını anahtarıyla açtı ve en ü st kattaki dairelerine çıktılar. Merdivenlerin ışığı kapalıydı. Bir gü n ö nce ampulü yanmış, hâlâ değiştirilmemişti. Ya Patricia veya Constance bunu hallederdi. Bir halde koridordaki ampulü değiştirmek hep onlara düşerdi.

Bob beceriksizce dairelerinin kapısını açtı, içeriye girip paltolarını çıkarttılar. Evin tü mü ışıklarla aydınlatılmıştı.

“Işıkları kim açık bıraktı?” diye sordu Bob. Constance ona cevap vermedi.

Constance mutfağa gidip kendisine bir bardak su aldı. Gecenin erken saatlerinde o denli uzun bir süre tıkaçlı kaldığı için hâlâ susamış durumdaydı.

Bob amaçsızca ne icra ettiğinı bilmeyerek evin içinde dolaştı.

“Uykun var mı?” diye sordu Constance, Bob yanından yönsüz seyahatine devam ederken. “Zannediyorum,” dedi.